Başın pınar ayağın göl olsun

mtlu

Biz insanoğlu hayatımızın her yerinde iletişimdeyizdir. Gerek sözlü iletişim olsun gerekse yazılı iletişim olsun tüm insanlar iletişim kurarlar, kurmak zorundadırlar. Hayat ilerlerken iletişim asla durmaz, yok olmaz. Bir çift kavga ederken, bir anne çocuğuna seslenirken, bir öğretmen öğrencisiyle bir konu hakkında diyalog kurarken yani kısacası çok çeşitli yerlerde iletişim kurarız. İletişim kurarken de oldukça farklı öğeden yararlanırız. Bu öğeler jest ve mimiklerimiz, cümlelerimiz, ünlem bildiren seslerimiz, atasözleri ve deyimler gibi iletişimde kullanılan malzemelerden biri ya da hepsi olabilir. İletişimde kullanılan her malzeme biz insanların anlaşması içindir. Gerçekten de tüm bu kullanılan kelimeler, mimikler, deyimler insanların anlaşabilmesi için gereklidir. Eğer onlar olmasaydı susarak nereye kadar dayanabilirdik? Susarak hayat ilerler miydi? Hiç sanmıyorum.

‘’Hayat akarken iletişim durmaz’’ demiştim. Bu cümlemin her zaman arkasında olacağım.  İletişim kurmadan hayatın akışı durur. İnsanların arasında iletişim devam ederken her insanın iletişim anlayışı aynı olmuyor elbette. İnsanın düşünceleri, ruh hali, tecrübeleri bu konuda oldukça etkilidir. Ruh hali iyi olan bir kişinin kullandığı jest ve mimiklerle ruh hali çok kötü halde olan bir bireyin jest ve mimikleri aynı değildir örneğin. Örnek vermek gerekirse: Evli bir çift bir tartışmanın ortasındayken bir tarafın ruh hali çok kötüyse kullanılan sözler, ses tonu, jest ve mimikler diğer taraftan oldukça farklı olacaktır. Kızgın bir öğretmen örneğin bu öğretmenin ses tonu, değişken ruh halinin bir göstergesi olacaktır. Kullandığı mimiklerden kızgınlığı anlaşılmaktadır. İletişim hakkında bilgi sahibi kişiler bu konuda daha bilgili olduklarından bir kişinin sadece jestlerine ve mimiklerine bakarak ruh haline karar verebiliyorlar. Durum böyleyken iletişimde birçok ipucu nüans vardır. Bir örnek daha vermek istiyorum.  Fakat bu örnekten karşılaşma oranı biraz düşük. Neden diye sorarsanız bu durumun sorumlusu ilerleyen zamandır. Açıkçası ilerleyen zamanla iletişim ipuçlarının da değişmesi mümkündür. Örneğimizde iki kişi var, bu kişiler birbirine biraz kızgın. Kızgın olmalarının sebebi ise birbirlerini umursamaları, bildiğimiz gibi birbirlerini önemseyen kişiler iletişim kurarlarken birbirlerini önemsediklerini hissettirmek için birçok hissi davranışlarıyla karşı tarafa hissettirirler.

Örneğimizdeki iki kişi de birbirlerine değer verdikleri için birbirlerine kızmaktadırlar. Örneğimize bu dönemde pek rastlanılmamasının nedeni ise birbirlerine kızgın olmaları değildir. İletişimde bir deyiş kullanmalarıdır. Değişen zamanla birlikte neredeyse hiç kimse diyaloglarında deyiş kullanmıyor. Örneğimizdeki birbirine kızgın iki kişiden biri diğerine ‘’Başın pınar ayağın göl olsun.’’ dediyse burada ne demek istemiştir? Bu deyişi kullanan kişi aslında karşısındaki kişiyi önemserken ona kızgın olduğu için hayatta ne yaparsan yap demek istemiştir ve karşısındaki kişiye sitem etmiştir, istediğini yapmakta özgürsün diyen kişi dileklerin gerçekleşsin anlamında bu deyişi kullanmıştır. Örnekteki iletişim bu deyişle bitmiştir.

Facebook Profilinde Paylaş
Ekleyen by :
Yorumlar : Yorum Yok
Etiketler : , ,

Yorum Yapın

E-posta adresinizi yayınlanan olmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*

*